Dava Bilinci ve Sendikacılık
0 | | | 13-01-2019

Bedir YAMAN

Ülkemizde sendika kavramının tanımı iki şekilde yapılmıştır. “Kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar” ve “İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik”

 Ancak bu iki tanım ve bu iki kalıp, mensubu olduğumuz davamızı ve birlikteliğimizi tanımlamakta çok yetersiz kalmakta. Genel Merkezimizin hazırladığı 03 Ocak - 05 Ocak 2019 tarihlerinde gerçekleştirilen Sendika Formatörlüğü 2. Eğitim Programı, sendikamızın işimize, içimize, dışımıza ve dahi özümüze yolculuk harekâtı olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Birinci günü daha çok tanışma olarak geçen eğitimimizin açılış programında konuşan Genel Başkanımız bu buluşmanın ifade ettiğimiz üç sac ayağı (işimize, içimize, dışımıza) çerçevesinde çekirdeği çelikleştirme eğitimi olduğunu ifade etti. İşyeri temsilcilerimizin sendikamızın en güçlü halkalarından olması gerektiğini ifade eden genel başkanımız “sendikamız işyeri temsilcilerimizin gücü kadar güçlüdür” ifadesini kullandı. Bu gerçekten eğitimimizin ana amacını ortaya koymaktaydı. Genel Başkanımız 373 sendika eğitim formatörünün, eğitimlerin ardından işyeri temsilcileri eğitimi için sahada olacağını belirterek, “Geride kalan 1,5 yılda 30 bin 539 işyeri temsilcisi ile eğitim gerçekleştiren sendikamız için 2019, tüm işyeri temsilcilerinin eğitiminin tamamlandığı yıl olacaktır. İyi eğitim, eğitimli sendikalı, güçlü memur, güçlü Türkiye ve adil bir dünya için mücadelemiz sürecektir” diyerek hedefimizi de ortaya koymuştur.

Açılış programından sonra gruplara ayrılarak eğitimlerimize başladık. Öncelikle tüm eğitimcilerimiz konu hâkimiyeti ve performansları ile harika bir eğitim gerçekleştirdiler. Ancak burada sayın Selim CERRAH hocamdan özellikle etkilendiğimi belirtmek istiyorum. Sayın Selim CERRAH hocamızın Teşkilat Kültürü başlığı altındaki tespit, teşhis ve çözüme dönük ifadeleri zihnimde ve gönlümde ayrı bir anlam kazandı. Bende kalan bazı ifadeleri şunlardı.

Teşkilat Nedir: Bir gayenin gerçekleşmesi veya bir davanın hedefine ulaşması için bir araya gelmiş nitelikli insan topluluğudur. Teşkilatçı, ait olduğu dava ve fikre anlam katmak ve onu geleceğe taşımak için çalışan varlığını ve gönlünü ortaya koyan kişidir. Bu tanım bende tek biri isim çağrıştırdı. Rahmetli mücahit hocamızı tabi ki Allah ondan razı olsun. Teşkilatçı ormana baktığında ormanın derinliklerindeki fidanları görebilendir ve bir teşkilatımızın en önemli halkası işyeri temsilcileri bu büyük ormanın fidanlarıdır.

Rahmetli Nurettin TOPÇU’nun ‘’Menfaat yaşamak; ahlak yaşatmak ister’’ sözü üzerinde bizleri aydınlatan hocamızın “teşkilatımız kemale yolculuktur ifadesi bu davaya olan inancımı perçinleştirdi. “Teşkilatçı kuşatıcı, adil ve insan sevgisi gibi özelliklere sahip olmalı” disiplini çok önemliydi. Teşkilat aynı zamanda halkın felahına ve salahına çalışmalı diyerek başka bir ilkeyi ifade eden hocamızdan ve diğer hocalarımızdan çok şey edindik Allah kendilerinden razı olsun.

Eğitimlerimiz ile ilgili eksik bıraktığım ve eğitimlerimizin sahaya yansımaları ile ilgili yazılarıma devam edeceğim İnşallah. Gayret bizden takdir Allah tan.

Top