Eğitim-Bir-Sen ve Türk Eğitim-Sen Adıyaman Şubeleri tarafından Kahramanmaraş’ta yaşanan okul baskınında şehit olan öğretmen ve öğrenciler için Cuma namazını müteakip gıyabi cenaze namazı kılındı ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirildi.
Eğitim-Bir-Sen ve Türk Eğitim-Sen Adıyaman Şubeleri tarafından Kahramanmaraş’ta yaşanan okul baskınında şehit olan öğretmen ve öğrenciler için Cuma namazını müteakip gıyabi cenaze namazı kılındı ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirildi.
Adıyaman Meydan Camii önünde kılınan gıyabi cenaze namazı ve basın açıklamasına Eğitim-Bir-Sen ve Türk Eğitim-Sen yönetim üyelerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, siyasi partilerin temsilcileri ile birlikte vatandaşların yoğun katılımı oldu.
Ortak basın açıklamasını okuyan Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Demir “Siverek'te yaşanan şiddetin şokunu henüz atlatamamışken, Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu'na düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden öğretmenimiz ve öğrencilerimizin acısı yüreğimize bir kez daha kor ateş düşürmüştür” ifadelerini kullanarak
Öğrencilerimizi, eğitimcilerimizi ve eğitim kurumlarımızı hedef alan menfur saldırıları lanetliyoruz. Saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun” dedi.
“İnsanlığa, milletine, ailesine faydalı olsun diye gece gündüz demeden çalışıp emek harcadığımız çocuklar, sanal dünyaya sızmış dijital terör tarafından öğretmenlerine, arkadaşlarına eğitim kurumlarına yönelen bir saldırgana dönüştürülmektedir” diyen Demir “eğitim çalışanları olarak dijital dünyada çocuklarımızı hedef alan, kötü emellerine alet eden kirli şebekelerin farkındayız. Dijital terörün karşısında çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız. Soruna dikkat çekmek ve görevimiz yapabilmek için iş bıraktık” şeklinde konuştu.
“Sanal dünyadaki kirli oyunların yönlendirdiği saldırılar karşısında herkesi çocuklarımıza, okullarımıza ve eğitim çalışanlarımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz. Velilerimizi çocuklarını sanal tuzaklardan korumaya, yetkilileri ise okul ve güvenlik kavramını yeniden ele almaya davet ediyoruz. Bu doğrultuda kirli mahfiller deşifre olurken müdahaleler de başlamıştır” şeklinde konuşan Demir bu şiddet sarmalının bir milli güvenlik meselesi olarak görülmesi gerektiğini ve nesillerin geleceği için milli bir seferberlik başlatılmasını söyleyerek alınacak tedbirleri şu şekilde sıraladı:
“Başta ilgili kamu kurumları olmak üzere eğitimin tüm paydaşlarının katılımıyla çocuklarımıza, gençlerimize, ailelerimize ve kurumlarımıza yönelik saldırılara karşı kapsamlı bir acil eylem planı hazırlanarak ivedilikle hayata geçirilmelidir.”
“Okul baskını olarak ortaya çıkan bu menfur saldırılar, kurumlarımızın fiziki ve dijital güvenlik alanındaki açıklarını acı bir şekilde gözler önüne sermiştir. Dijital mecralar üzerinden yürütülen istismar, tehdit ve akran zorbalığına karşı kurumlarımız ve toplumun tüm kesimleri sorumluluk almalıdır.”
“Sanal ortamın çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan tehdit ve tehlikelerine karşı TBMM'de görüşülen düzenlemeler bir an önce yasaya dönüştürülmelidir. Hiyerarşik ve ötekileştirici yapılar üreten dijital platformların çocuklar ve gençler üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde araştırılmalı; "oyun" adı altındaki bu sinsi platformlarla etkin mücadele yürütülmelidir.”
“Dijital oyunlar zorunlu içerik denetiminden geçirilmeli; "Çocuklar İçin Uygundur" sertifikası bulunmayan oyunların satışı ve erişimi engellenmelidir.” Okul polisi uygulaması zorunlu hale getirilmelidir. Aileler, çocuklarının dijital ortam kullanımını daha yakından takip etme konusunda bilinçlendirilmelidir. Öğrenci disiplin yönetmeliği, değişen şartlar ve ihtiyaçlar dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.”
“Her okula rehber öğretmen normu verilmeli ve mevcut normlar artırılmalıdır. Psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri güçlendirilmelidir. İlgili kurumların çocuklara yönelik suçlar konusunda ihtisaslaşması sağlanmalıdır.”
Mehmet Demir sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Eğitim-Bir-Sen ve Türk-Eğitim-Sen Adıyaman Şubeleri olarak, yaşadığımız bu feci hadiseleri milletimiz için beka sorunu olarak görüyoruz. Milletimizin bekası, gençlerimizin geleceği, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının can güvenliği bütün mülahazaların üzerindedir. Bu nedenlerle ortak tavır almayı vatani bir görev, ahlaki bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz. Eğitim kurumlarına saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize tekrardan Allah’tan rahmet yakınlarına sabır diliyoruz.”
Ortak basın açıklamasının ardından söz alan Türk Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı İbrahim Ertaş ise yaşananların bir daha tekrar etmemesini temenni ettiklerini dile getirerek “iki büyük sendika olarak 3 gündür iş bırakma eylemi gerçekleştirdik. Amacımız üzüm yemek bağcıyı dövmek değil. Bizler eğitim kurumlarımızda güvenlik önlemlerinin arttırılmasını talep ediyoruz” dedi.